Sigorta Priminin Eksik Ödenmesi Sebebi ile Haklı Nedenle Fesih

İşçinin sosyal güvenlik hakkı, hem Anayasa hem de İş Kanunu ile güvence altına alınmış temel bir haktır. İşverenin işçiyi sigortasız çalıştırması ya da sigorta primlerini eksik yatırması, yalnızca bir idari kusur değil, aynı zamanda işçi için haklı nedenle fesih sebebidir. İstanbul Pendik’te faaliyet gösteren hukuk büromuz, bu tür durumlarla karşılaşan işçilere haklarını aramaları için hukuki destek sağlamaktadır.

Sigorta Priminin Eksik Yatırılması Ne Demektir?

Bir işverenin, işçiyi fiilen daha yüksek maaşla çalıştırmasına rağmen SGK’ya daha düşük bir ücret bildirmesi, en yaygın sigorta primi usulsüzlüklerinden biridir. Bu durum, işçinin ileride emeklilik, iş göremezlik, hastalık veya işsizlik gibi sosyal haklardan eksik yararlanmasına yol açar.

Örneğin, işçiye aylık 20.000 TL maaş ödenirken SGK’ya 10.000 TL üzerinden prim yatırılması halinde, işçi ciddi bir hak kaybına uğrar. Bu sadece bugünü değil, ilerideki emeklilik hesabını da doğrudan etkiler.

İşçinin Haklı Fesih Hakkı Doğar mı?

Evet. İş Kanunu’nun 24. maddesine göre, işverenin yasal yükümlülüklerini ihlal etmesi, işçiye haklı nedenle fesih hakkı verir. Sigorta primlerinin eksik yatırılması da bu kapsamdadır. İşçi, bu gerekçeyle iş akdini derhal feshedebilir ve eğer en az 1 yıl çalışmışsa kıdem tazminatına hak kazanır.

Ayrıca işçi, sadece kıdem tazminatını değil;

  • Kullanılmamış yıllık izin ücretini,

  • Eksik yatırılan primlere ilişkin tazminatları,

  • Ücret ve fazla mesai alacaklarını da talep edebilir.

Fesih Süreci Nasıl Olmalıdır?

Haklı nedenle fesih yapılmadan önce işçinin durumu belgeye dayandırması önemlidir. SGK hizmet dökümünde maaşının gerçeğe aykırı gösterildiğini fark eden işçi, durumu notere verilecek ihtarnameyle işverene bildirebilir ve iş sözleşmesini bu gerekçeyle sonlandırabilir.

Noter ihtarnamesi zorunlu değildir ancak ispat gücü yüksek olduğu için önerilir. Fesih bildirimi yazılı yapılmalı ve gerekçe açıkça belirtilmelidir. Fesih sonrası işverenin kıdem tazminatını ödememesi halinde, arabuluculuk başvurusu yapılmalı ve gerekirse dava yoluna gidilmelidir.