
Türkiye’de aile içi tapu devri işlemleri sıklıkla karşımıza çıkar. Özellikle anne ya da babaların, çocuklarına mallarını sağlığında devretmek istemeleri yaygın bir uygulamadır. Bu devirler kimi zaman bağış olarak değil, satış işlemi gibi gösterilerek tapuya tescil ettirilir. Peki bu durum hukuken geçerli midir? Ve diğer mirasçılar bu işlemi iptal ettirebilir mi? İstanbul Pendik’te hizmet veren hukuk büromuz, bu tür durumlarda hak kayıplarını önlemek adına etkin hukuki danışmanlık sunmaktadır.
Görünürde Satış, Gerçekte Bağış: Muris Muvazaası
Bir babanın malvarlığını çocuklarından birine tapuda satış olarak göstermesi, ama gerçekte bu malı bedelsiz olarak devretmesi durumu hukuken muris muvazaası kapsamında değerlendirilir. Yani ortada resmi olarak bir satış söz konusu olsa bile, gerçekte amaç mirasçılardan mal kaçırmak ise, bu işlem geçerli bir satış değil, muvazaalı bir işlem sayılır.
Miras bırakan kişi (baba), bir taşınmazını örneğin oğlu ya da kızına satmış gibi göstererek devredebilir. Ancak eğer ortada gerçek bir ödeme yapılmamışsa ve amaç, diğer mirasçıların mirastan alacağı payı azaltmaksa, bu durum iptal edilebilir niteliktedir.
Bu İşlem Geçersiz midir?
Bu tür işlemler, tapu kaydında resmi satış gibi görünse de, gerçekte bağış niteliğindeyse ve muvazaa amacı taşıyorsa, diğer mirasçılar tarafından dava yoluyla iptal ettirilebilir. Bu davaya muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası denir. Davayı açabilecek kişiler, miras hakkı zedelenen yasal mirasçılardır.
Davayı Kim, Ne Zaman Açabilir?
Miras bırakan kişi öldükten sonra, mirasçılar bu işlemin gerçeği yansıtmadığını ve diğer mirasçıların miras hakkının çiğnendiğini ileri sürerek dava açabilir. Bu davada zamanaşımı süresi bulunmaz. Önemli olan, davacının bu işlemin muvazaalı olduğunu ispatlayabilmesidir. Dava genellikle tanık beyanları, ödeme yapılmadığına dair bulgular, murisin davranışları ve taraflar arasındaki ilişki gibi unsurlar üzerinden değerlendirilir.